YABANCI DİL OLARAK TÜRKÇE-HALİL ÇAĞLAR

 

 
Yabancı Dil olarak TÜRKÇE
Halil ÇAĞLAR
 
12 milyon km2'lik bir alanda ve 200 milyon'dan fazla insanın konuştuğu Türkçe, UNESCO tarafından yapılan istatistiklerde İngilizce, Çince, Hintçe, İspanyolca, Fransızca ve Almanca'dan sonra en çok konuşulan 7.dil konumundadır.

Türkçe'nin tarihine baktığımız zaman 8.yy. Orhun Kitabeleri en eski yazılı metinler olsa da özellikle Prof. Dr. Osman Nedim TUNA gibi değerli bilim adamlarının çalışmaları Türkçe'nin tarihini Milattan binlerce yıl öncesine kadar götürmekte ve Sümerce'yle bağlantılar kurmaktadır.(l) Hatta Sümerce'deki tespit edilen Türkçe kelimelerin Sümerler üzerinde Türk soylu Kutilerin belirli bir dönem hakimiyetinin hatırası olduğu konusunda bulgular elde edilmiştir. (2)

Ayrıca'da Proto Türklerin anayurtlarının Ön Asya ve Azerbaycan olduğu konusunda çivi yazılarında n çıkarılan çok ciddi sonuçlar mevcuttur.(3) Bu durumda Türkçe'nin dünya dilleri arasında en eski dillerden olduğu anlaşılmaktadır.

Bilim adamlarının çalışmaları derinleştikçe bilgilerimizi, kitaplarımızı yenilemek zorunda olduğumuz ortaya çıkmaktadır.

Evet, bu kadar eski ve on iki milyon km 'ye yayılmış olan Türkçe bu güne gelene kadar her dönemde başka dillerin baskısında kalmış, bazen de kendi yöneticilerimiz tarafından bir tarafa itilmiştir. Daha bin yıllık geçmişi olan diller bu süre içerisinde çok gelişmişler ve pek çok yabancı tarafından konuşulur duruma gelmişlerdir. (Almanca, İngilizce, Fransızca) Avrupalılar kendi dillerini yabancılara öğretmek için çok iyi metodlar geliştirmişler ve bu konuda oldukça ileriye g itmişlerdir. Bizde de bu gibi çalışmalar yapılmış ama bizdeki ilk çalışmalar bir tepki, bir ispatlama şeklinde ortaya çıkmıştır.

1072'de Kaşgarlı Mahmut o meşhur ve çaplı eseri Livan-ı Lügat-İt Türk'ü o dönemdeki yoğun Arapça ilgisine karşı yapmıştır. Bu eseri hem Türkçe'nin Arapça'dan geri kalır tarafının olmadığını ispat etmek hem de Araplara Türkçe öğretmek amacıyla kaleme almıştır. (Eserin daha birçok özelliği olmasına rağmen, konumuzun dışına taşımamak için bu kadarla sınırlı kalıyoruz

Türkçe'nin yabancılara öğretimi ile ilgili tespit edilen ilk eser budur. Daha sonra yabancı bir yazar tarafından yazılan Türkçe'nin yabancılara öğretimiyle ilgili ilk eser Alman H.Magiser'in 1612'de Leipzig'de yazdığı kitaptır. Tarih boyunca zaten Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretimi konusunda en yoğun çalışmalar Almanya'da yapılmıştı r.

15.yy.'da Ali Şir Nevai, yine o dönemdeki Farsça'ya yoğun ilgiye tepki olarak Türkçe'yle Farsça'yı karşılaştırdığı Muhakemet-ül Lugateyn adlı eserini yazmıştır.

Görüldüğü gibi Türkçe'ye gereken önem verilmediği için duyarlı yazarlar konunun üzerine gitmişler ve Türkçe'nin üstün bir dil olduğunu anlatmaya çalışmışlardır. Ancak Türkçe'nin horlanması sürekli devam etmiş ve 17.yy.'da Edirneli Nazmi, Tatovalı Mahremi ve Şair Necati'nin önderlik ettiği Divan şiirinde Türkçe kelimeler kullanılmasına ilişkin Türk-i Basit hareketi döneminde pek taraftar bulamamıştır.

Daha sonra Namık Kemal, Ziya Paşa, Ahmet Mithat ve Muallim Naci gibi isimler dilde sadeleşmeye gittilerse de Servet-ü Fünun'la birlikte tekrar eskiye dönüş olmuştur. Milli Edebiyat akımıyla Ziya Gökalp, Ali Canip Yöntem ve Ömer Seyfettin Türkçecilik hareketini başarıyla sürdürmüşler ve 26 Eylül 1932 yılında Atatürk'ün emriyle Türk Dil Kurum'u kurulmuş ve Türkçe artık devletin resmi bir kurumu tarafından mercek altına alınmış ve ciddi çalışmalar başlamıştır.

Ancak Türk Dil Kurumu da Türkçe'nin yabancı dillerden korunması için çalışmalar yapmaktan, Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretimi konusunda gereken önemi verememiştir. Oysa gelişmiş ülkeler kendi dillerini yabancılara öğretmek için trilyonlar harcıyor, konuya ülke savunması kadar önem veriyorlar. Dilin kültürle olan bağlantısı anlaşıldığında ve bir yabancı dil öğrenenin, o dilin kültürünü de öğrendiği gerçeği anlaşıldığında, konunun önemi ortaya çıkıyor.

Evet, dünyanın en eski dillerinden olan Türkçe, yabancı dil olarak sistemli bir kurum tarafından öğretilmek için 1984 yılına kadar beklemek durumunda kalıyor ve daha önce doktara çalışmasını "Almanlara Türkçe Öğretimi" konusunda yapan Mehmet Hengirmen'in Ankara Üniversitesi bünyesinde kurduğu Türkçe Öğretim Merkezi tarafından ilk defa yabancılara öğretilmeye başlanıyordu. Daha önce mutlaka yabancı dil olarak Türkçe öğrenen binlerce insan vardı. Ancak tek amacı bu olan bir kurum aracılığıyla ilk kez öğretim gerçekleşiyordu.

Özellikle Sovyetler Birüği'nin dağılmasından sonra ülkemize gelen öğrenciler için bazı üniversitelerimiz konuyla ilgili bölümler açıyor ve bir yabancı dil olarak Türkçe yavaş yavaş gerektiği yere doğru ilerliyor.

Bibliyografya:
1- Osman Nedim Tuna, "Sümer ve Türk Dillerini tarihi ilgisi ve Türk Dili'nin Yaşı Meselesi, Ankara,1990, TDK yayını.
2- Prof. Dr. Firidun Celal Ağasıoğlu, " Eski Azerbaycan'da demokrasi , KALGAY Dergisi Sayı 7
3- Prof. Dr. Yusuf BEHLİOĞLU, Yusufof 5. Türk devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik Kurultayı " Proto Türkler" isimli bildiri.


Anket

  Yabancılara Türkçe öğretimi sahasında bizzat sahada çalışan öğreticilerin katkıları olmadan üretilen çözümlerin, doğru çözümler olabileceğini düşünüyor musunuz ?

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    575879 Ziyaretçi